DÜZCE ŞEHRİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE TANITIM

Batı Karadeniz' in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce' nin tarihi M.Ö. 1390 - 800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) medeniyetine kadar uzanır. Düzce ve çevresi 15. yüzyıldan beri bilinmektedir. Bilhassa Evliya Çelebi' nin Seyahatname' sinin ikinci cildinde Düzce' deki bit Tuz Pazarı' ndan bahsetmektedir. Düzce' nin tarihini dört zaman döneminde ele alabiliriz;

Eski Zaman Bitinyalılar Devri : Bu dönemde Düzce hemen hemen ortada yoktu. Ancak Prusyas (Üskübü) mevcuttu. Düzce ise düz ve geniş bir ova hatta bataklıklar halinde, Bitintyalıla' ın oturdukları yerlerin doğusunda kalıyordu.

Roma ve Bizans Devri : Prusyas (Üskübü) ile birlikte Düzce ovasında çok geri durumda iken Bitiuyoji Nikomed, Romalılara vasiyet ederek hayata gözlerini yumdu. III. Nikomed' in oğlu Filmostan' dan sonra ise Bitinya bir süre tamamen Romalıların idaresi altına kaldı. Düzce' nin bu zamanki hali I. devreye göre biraz daha gelişmeye yüz tutmuş görünüyordu. Bitinyalılar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası Romalılar zamanında ıslah edilerek ziraat için daha elverişli bir hale getirildi ve yavaş yavaş iskan edilmeye başlandı. Romalılardan sonra bu bölge Bizanslıların hakimiyetine geçti. İşte Düzce' nin gelişmesi, parlaması bu devrenin son zamanlarına rastlar.

Osmanlılar Devri : Osmanlı İmparatorluğu zamanında Orhan Gazi' nin komutanlarından Konuralp Bey 1323 tarihinde burayı Bizanslıların hakimiyetinden kurtararak imparatorluk topraklarına kattı. Düzce' nin Konsopa adını alması bu devirdedir. O zaman ilk ilçe merkezi Gümüşabadı' dır. Daha sonra ilçe mekezine Üskübü denildi. Merkezide Prusyas (Üskübü) idi.Düzce bu sıralarda ticaret ve arazi bakımından Üskübü' yü ve ilk ilçe merkezi olan Gümüşabadı' yı gölgede bırakacak şekilde gösterdi. 1871 yılında ise ilçe merkezi Düzce' ye nakledildi.


Cumhuriyet Devri : Bu devirde her yerde olduğu gibi büyük bir gelişme gösteren Düzce Türkiye' nin en işlek ve zengin ilçesi oldu. D-100 karayolu ve TEM otobanının geçmesiyle ulusal ve uluslar arası boyutta gündeme geldi. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra kısa sürede
yeniden kalkınabilmesi için 9 Aralık 1999 tarihinde 81. ilimiz oldu.



Düzce Tarihçe:
Düzce’nin Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Batı Karadeniz'in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce'nin tarihi, M.Ö. 1390-800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) Medeniyeti'ne kadar uzanır. Düzce ve çevresi 15. yüzyıldan beri yerleşim alanıdır. Bitinyalılar devrinde Prusias (Konuralp)'de yerleşim yeri mevcuttu. Bugünkü Düzce'nin kurulu olduğu alan bataklık haldeydi. Roma ve Bizans devrinde son kral IV. Nikomedes'in vasiyeti gereğince M.Ö. 74 yılında Roma İmparatorluğuna devredilmiştir. Bitinyalılar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası, Romalılar zamanında ıslah edilerek ziraat için elverişli hale getirilmiştir. Romalılardan sonra bu bölge Bizanslıların eline geçti. Düzce'nin gelişmesi Bizanslılar devrinin son zamanlarına rastlar.

Orhan Gazi'nin komutanlarından Konuralp Bey'in Bizans Tekfurları ile 1323'te yaptığı savaşlar sonucu Osmanlı topraklarına katıldı. Düzce'nin Konsapa adını alması bu devrededir. O zamanki yerleşim merkezi Gümüşabadı'dır. Daha sonra ilçe merkezine Üskübü denildi. Yerleşim merkezi de Prusias (Üskübü) bugünkü Konuralp kasabası idi. Düzce bu dönemde, ticaret ve arazi bakımından ilk ilçe merkezi olan Gümüşabadı'yı gölgede bıraktı. Bu nedenle 1871 yılında yerleşim yeri Düzce'ye nakledildi. 1869 yılına değin Kastamonu Vilayeti Bolu Mutasarrıflığı, Göynük Kasabası'na bağlı bir bucak olarak tarihte yer almıştır. 1869 yılında ise Bolu Sancağı'na bağlı Kaza olmuştur.

1999 yılında 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerini yaşayan Düzce, 1'i yeni 7 ilçenin bağlanmasıyla 09.12.1999 gün ve 23091 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 584 sayılı KHK uyarınca il olmuştur.

İl toprakları, kıyı kesimi dışında ortası çukur, çevresi dağlarla kuşatılmış alanlardan oluşur. Kuzey kesimde Akçakoca Dağları, doğu kesimde Bolu Dağları, güneydoğu ve güney kesimde de Abant Dağları'nın batı uzantıları yer alır. Düzce'nin denizden yüksekliği 150 metredir.

Orta kesimdeki çukur alanda tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan Düzce Ovası yer alır.

İlin başlıca akarsuyu Melen Çayı'dır. Akçakoca Dağları'ndan doğan bu akarsuyun Melen Gölü de denilen Efteni Gölü'ne kadarki bölümü Küçük Melen Çayı, bu gölle denize döküldüğü Melenağzı arasındaki bölümüne de Büyük Melen Çayı adı verilir. Tarım alanlarının sulanması ve bu alanların taşkından korunması amacıyla Küçük Melen Çayı üzerinde yapılan Hasanlar Barajı'nın tamamlanma tarihi 1972'dir. Hasanlar Baraj Gölü ildeki tek yapay göldür.

Düzce ili, Karadeniz Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde görülen nemli ve fazla sert olmayan iklimin etkisi altındadır. Yıllık sıcaklık ortalaması 13,0 oC, yıllık toplam yağışların ortalaması 823,7 kg/m2 olup, ortalama nispi nem %75'dir. Düzce, doğal bitki örtüsü açısından zengin sayılan bir ildir. Kıyı kesimi maki ve yalancı makiler, kıyı ardındaki dağlar ise gürgen, kayın, kestane ve meşelerden oluşan ormanlarla kaplıdır. Düzce Ovası'nı kuşatan dağların alçak kesimlerinde geniş yapraklılardan, yüksek
kesimlerinde ise karaçam, sarıçam ve köknarlardan oluşan ormanlar vardır.



Düzce Etimoloji:
Düzce Adının Hikayesi
Düzce ismini nereden aldı?
Düzce Adının Kaynağı
Düzce Adı Nereden Geliyor?
Düzce Adı Nereden Gelmektedir?
Düzce adının isminin tarihi
Düzce adının isminin efsanesi
Düzce isminin adının Kökeni
Düzce isminin Kaynağı
Düzce adını şehirde kurulmuş bir pazaryeri olan ‘Düzbazar’dan alındığı sanılıyor.
Coğrafi konumundan dolayı bu bölgenin ismi uzun bir süre Düzbazar (Düzpazar) olarak anılmış ve zamanla da Düzce halini almıştır.
Düzce Ovası’nın bataklık olduğu Bizans döneminde şehrin adı Prusias, Konrapa ya da Konsopa olarak geçiyor.
Bataklığın ortadan kalkmasıyla ovaya yayılan yerleşim alanlarından sonra burası
ayrı bir kasaba olarak Konuralpadıyla kaldı.
Not: İsim Kökeni bilgilerinin hiçbir resmi kaynağı yoktur tamamen tahminden ibarettir.




Düzce İklimi:
Düzce'nin İklimi ve Bitki Örtüsü
İklimi
Düzce ili önemli oranda Karadeniz iklimi etkilidir.Bazı durumlarda batıdan komşu olduğu Marmara iklimi etkileri de hissedilir.Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Uzun Yıllar İçinde Gerçekleşen Ortalama Değerlerine (1960 - 2012) göre: Yıllık ortalama sıcaklık 13,2°Cdir. En soğuk ay Ocak (3.7 °C), en sıcak ay Temmuzdur (22.6 °C). Yağış miktarı 817,7 mmdir. Kış ve Sonbahar mevsimleri yağışın çok olduğu zamanlardır, en kurak mevsim Yazdır.Yağışın mevsimlere dağışı şu şekilde gerçekleşir: Kış %32, Sonbahar %26, İlkbahar %23, Yaz %19.

Yıllık ortalama nemlilik %77,5dir. Kar yağışlı gün sayısı 6, karın yerde kalma süresi 5 gündür. Don olayı 44 gün görülür.Sis olayı en fazla Kasım ayında (8 gün) olmak üzere, yılda 23 gün gerçekleşir.
Bitki Örtüsü
Türkiye'de Karadeniz iklimi nin hakim olduğu ilde, kışın yaprağını döken Ormanlar geniş alanlar kaplar. 242.340 hektar alana sahip ilin %51'ine denk gelen 122.712 hektarlık büyük çoğunluğu iyi korunmuş ormanlar yer alır. Ormanlarda başta Kayın olmak üzere, Gürgen, Kestane,Çınar, Meşe, Ihlamur, Yabani Fındık, Dişbudak, Titrekkavak, Beyaz Söğüt bulunur. Yaklaşık 600 m rakımdan sonra iğne yapraklılar görülmeye başlar. Köknar, Sarıçam, Karaçam ormanlarda görülen iğne yapraklı ağaçlardandır. Dar kıyı şeridinde Akdeniz türleriden Makiler gözlemlenir. Katran ağacı, Funda, Sumak, Taflan, Kızılcık, Tesbih, Sarmaşık kıyılarda görülen maki türleridir. Ormanaltı florasında yer alan türler:
Böğürtlen, Ormangülü, Kızılcık, Karayemiş, Şimşir, Funda, Alıç, Kuşburnu, Ateş dikeni.

DÜZCE Türkiyedeki Konumu