BURDUR ŞEHRİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE TANITIM

Burdur, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde bulunan bir ildir. Burdur'un plaka kodu 15, il sınırlarındaki
toplam nüfus 256.803'tür. Merkez nüfusu : 78.400'dür.


Burdur Tarihçe:
Burdur’un Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Günümüzde, Denizli, Afyon, Isparta, Antalya ve Muğla illeri ile çevrelenen Burdur, tarihi çağlarda, doğuda İşavria, Lykonia, güneyde Pamphylia, batıda Likya ve Karya, kuzeyde Frigya ve Galatia bölgeleri ile çevrili olan Pisidya bölgesi sınırları içinde yer almıştı.
Burdur'un tarih öncesi (prehistorik) geçmişi Paleolitik Çağa uzanmaktadır. Yeşilova ilçesi Başkuyu köyünde bulunan kaya resimlerinden Paleolitik Çağ insanının Burdur'da yaşadığı kesinlikle kanıtlanmıştır. Paleolitik (700.000 - 15.000) ve Mezolitik (15.000 - 8.000) çağlara ait diğer buluntular, yörenin değişik yerlerinde yapılan araştırmalardan elde edilmiştir.
Daha sonraki tarih öncesi dönemler olan Neolitik (8.000 - 5.500) ve Kalkolitik (5.500 - 3.200) çağlara ait somut buluntular, Burdur'da Hacılar Höyüğü ve Kuruçay Höyüğü'nde ortaya çıkarılmıştır. Hacılar'da yapılan kazılarda, M.Ö. 7000 yıllarına tarihlenen "Keramiksiz Neolitik" evre üzerinde IX - IV katlar olarak belirtilen ve M.Ö. 5.400 yıllarına tarihlenen "Geç Neolitik" evreleri tespit edilmiştir.
İnsanın yeryüzünde avcı-toplayıcılıktan yerleşik üretime geçerek belli bir yere bağlanması anlamına gelen büyük değişimin; hayvanları ehlileştirilmesi, köylerin kurulması, çanak çömlek yapımının öğrenilmesi gibi medeniyete uzanan gerekli adımların izlenebildiği en önemli arkeolojik merkezlerden biri Hacılar'dır. Yine Hacılar'ın ana tanrıça figürinleri ile boyalı insan yüzlü çanak - çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Taş, kemik, ağaç ve pişmiş toprağın yani sıra madenin de kullanılmaya başladığı Kalkolitik Çağ kalıntıları Burdur'da Hacılar, Kuruçay, Gebrem, Beyköy, Bucak, İstasyon Höyük gibi daha birçok höyüğün yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır.
Eserlerin bakır, kurşun, kalay, gümüş, altın, tunç ve elektron gibi madenlerden yapılmaya başlandığı ilk Tunç Çağına (Yaklaşık 3.000 - 2.500) ait buluntulara Burdur'da Yazır, Yarıköy, Çamur, Hasanpaşa, Harmankaya, Alan, Beyköy gibi birçok höyükte rastlanmaktadır. Bu dönemde kaplar elde yapılmıştır, maden görünümündedir. Çağın sonunda ise geometrik süslü ve boyalı çanak çömlek yapımına başlanmıştır.
M.Ö. 2 bin yılın başlarında Burdur tarihi oldukça karanlıktır. M.Ö. 17. yüzyılda Hitit Çağı başladığında, Pisidya, Pamphylia ve Likya'da Arzava Krallığı hüküm sürmekteydi. Yarışlı Gölü civarı (Düğer) ve Uylupınar'da çıkan Frig eserleri daha sonra bu bölgede Friglerin yaşadığını kesin olarak ortaya koymuştur.
M.Ö. 7. yüzyılda Pisidya, Frig devleti ile birlikte Lidya hakimiyetine girmiş ve M.Ö. 546 tarihinde Lidya Kralı Kroissos'un Pers Kralı Kyros'a yenilmesiyle birlikte bölge Pers hegemonyasına girmiştir. M.Ö. 334 yılında Büyük İskender Çanakkale'den Anadolu'ya girdikten sonra önüne çıkan Pamphylia, Likya, Karya kuvvetlerini ezerek Kestros (Aksu) Vadisi'nden Pisidya'ya girmiş, M.Ö. 333'te Sagalassos ve Kremna'yı da zaptetmiştir. İskender'in ölümünden sonra Pisidya önce Seleukoslar’a (M.Ö. 301) daha sonra da Bergama Krallığı'na bağlanmış (M.Ö. 228) ve Roma hakimiyetine girmiştir. Roma Çağı’nda Pisidya'nın her yerinde yoğun bir yerleşme vardır. Birçok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır. Bugün Burdur sınırları içinde bulunan harabelerin hemen hemen hepsinde bu çağa ait mimari kalıntılar görülmektedir. Kremna, Komama (Ürkütlü), Olbasa (Belenli) ve Sagalassos en önemlileridir.
Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasıyla Pisidya, Bizans İmparatorluğu’nun eline geçmiş ve bölgenin önemli merkezleri yavaş yavaş gerileyerek eski değerlerini kaybetmiştir. Bu sönük çağ, M.S. XI. sonlarına Türk hakimiyetinin başlamasına kadar devam etmiştir. 1071 - 1100 tarihlerinde Anadolu'ya gelen Türklerden Kınalı aşireti Pisidya'ya gelerek Burdur'a yerleşmiştir. Selçuklu Devleti'nin egemenlik alanına giren şehir 1075 - 1120 yıllarında sınır kenti olarak varlığını sürdürmüştür. Selçuklulardan sonra Hamitoğulları Beyliği'nin topraklarına katılan Burdur, I. Murat döneminde Hamitoğulları Beyliği’nden satın alınmıştır. O dönemde Tirkemiş kazası olarak anılan Burdur, Yıldırım'ın1391'deki seferi sonunda kesin olarak Osmanlı denetimi altına girmiştir. 1920'de bağımsız sancak olan Burdur,
Cumhuriyetten sonra 1923'te il durumuna geçmiştir.

http://www.burdur.gov.tr/tarihce

BURDUR Etimoloji:
BURDUR Adının Hikayesi
BURDUR ismini nereden aldı?
BURDUR Adının Kaynağı
BURDUR Adı Nereden Geliyor?
BURDUR Adı Nereden Gelmektedir?
BURDUR adının isminin tarihi
BURDUR adının isminin efsanesi
BURDUR isminin adının Kökeni
BURDUR isminin Kaynağı
BURDUR Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.


İklim:
Burdur ili Akdeniz Bölgesi'nde olmasına rağmen, iklim olarak genelde İç Anadolu Bölgesi'nin özelliklerini taşımaktadır. Zira Akdeniz kıyısı ile İl sahası arasında bulunan yükseltiler iklim değişikliklerinin başlıca doğal nedenlerindendir. Bu nedenle Burdur'da Akdeniz Kıyı şeridindeki yerleşmelerden farklı olarak kışları soğuk, yazları ise sıcak geçmektedir. Yıllık yağışların büyük bir kısmı kış aylarında yağmur ve kar şeklinde oluşmaktadır. İlimizin en yüksek ortalama sıcaklığı Ağustos ayında 32.2 °C ve en düşük sıcaklığı -0.8 °C ile ocak ayıdır. İl arazisi iklim yönünden karakteristik bir özellik arzeder. Denizden gelen ılık ve nemli hava, Güneybatı ve Batı'daki yüksek dağların tesiri ile parçalanır iç kısımlara kadar giremez. İl'de rakımın yer yer ortalama olarak 500 metreden 1400 metreye kadar yükselmesi neticesi, Burdur ilinde, çok değişik bir iklim görülmektedir. rneğin; Bucak ilçe ve civarı, rakımın değişikliği ve denize yakınlığı sebebiyle Aksu vadisinden bol yağış alıp daha yumuşak bir iklim karakteri arzederken, merkez ilçenin
bir kısmı, Tefenni ve Yeşilova ilçelerinde soğuk ve kuru bir iklim özelliği görülmektedir.

BURDUR Türkiyedeki Konumu