BİNGÖL ŞEHRİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE TANITIM

Bingöl(Kürtçe: Çewlik, Zazaca: Çolig), Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildir.2010 TÜİK verilerine
göre ilde merkez ilçeyle beraber 8 ilçe, 5 belde ve 305 köy vardır.


Bingöl Tarihçe:
Bingöl’nin Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Bingöl''ün bilinen en eski ismi Cebel-cur dur. Cebel dağ, Cur akan anlamındadır. Bu kelimenin zamanla Çapakçur şeklinde telaffuz edildiği ihtimali kuvvetlidir. Zaten Çapakçur akan temiz su anlamına gelir.



Evliya Çelebiye göre bu isim Büyük İskender tarafından verilmiştir. Rivayete göre Büyük İskender vücudundaki dayanılmaz ağrılar için nice hekimlere baş vurduğu halde şifa bulamaz. Bunun üzerine Ab-Ul Hayat (ölümsüz hayat) suyunu aramaya başlar. Uzun aramalardan sonra kaynağı kendisi olmasa da o sudan içip dayanılmaz ağrılardan kurtulur. Faydasını gördüğü bu suya "Makdis lisanı" üzerine cennet suyu anlamına gelen Çapakçur adını verir. Doktorlarına, sizlerin çare bulmadığınız ağrılarıma Allah cennet ırmaklarından deva verdi. Burada benim adıma bir kale yapın ve adını Çapakçur koyun demiştir. Daha sonra çeşitli kaynaklarda Mingöl olarak karşımıza çıkar. Mingöl göller bölgesi anlamındadır. Mingöl kelimesi de zamanla halk tarafından Bingöl şeklinde telaffuz edilmiş bin tane göl anlamındadır.




Daha sonra Bingöl''e Çevlik denmiştir. Bağ bahçe anlamındadır. Bu ad günümüzde yöre halkı tarafından halen kullanılmaktadır.



1874 yılında yapılan bir idari düzenlemeye dayanılarak 1881 de Bitlis vilayeti kuruldu. Çapakçur ve Genç bölgesi Bitlis Vilayetine, Kiğı Erzincan''a, Karlıova Muş''a bağlandı.



Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Elazığ, 1929 senesinde Muş''a bağlanan Bingöl, 1936 yılında çıkarılan bir kanunla il haline getirildi. Bu kanunun Bingöl iline ait metni aynen şöyledir. "Yeniden 9 kaza ve 5 vilayet teşkiline ve bunlarla 32 Nahiyeye ait Kadrolar Hakkında Kanun



Kanunun numarası:2885
Kabul Tarihi:25-12-1935
Resmi Gazete ile Neşir ve ilanı: 4 Ocak 1936
Numara:3197



Madde 5: Muş vilayetinin Çapakçur, Genç, Solhan, Bingöl kazaları ile Erzincan vilayetinin Kiğı kazasından teşekkül etmek ve merkezi Çapakçur kasabası olmak üzere Bingöl vilayeti kurulmuştur."



1945 yılında il merkezi olan Çapakçur''un adı Bingöl olarak değiştirilmiştir.


Bingöl Etimoloji:
Bingöl Adının Hikayesi
Bingöl ismini nereden aldı?
Bingöl Adının Kaynağı
Bingöl Adı Nereden Geliyor?
Bingöl Adı Nereden Gelmektedir?
Bingöl adının isminin tarihi
Bingöl adının isminin efsanesi
Bingöl isminin adının Kökeni
Bingöl isminin Kaynağı
Bingöl ismi Erzurum - Muş sınırında Varto ilçesinde yer alan Bingöl Dağı'ndan gelmektedir. 1944'e kadar Çapakçur ismi resmi olarak kullanılmıştır. Çapakçur Kalesi sarp ve dağlık mıntıkada olduğundan, kent merkezi belirsiz bir tarihte dere yatağındaki Çewlig veya Çolig mevkine taşındı. 16. yüzyıldan beri Türkçe biçimiyle kaydedilmiş olan Bingöl Dağı'nın adı 4 Ocak 1936'da kurulan Bingöl iline,
13 Aralık 1944'te ise il merkezi olan Çolik (Çapakçur) kasabasına verildi.


Bingöl İklimi:
İKLİM Kuzeyden sokulan nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak,kışları soğuk geçmektedir. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Bingöl’de yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derecedir. Yıllık yağış tutarı 873.7 mm. kadar olup, kar yağışlıgün sayısı 24.5 gün, donlu gün sayısı ise 94.1 gün kadardır.İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır. Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir. İKLİM: Kuzeyden sokulan nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak,kışları soğuk geçmektedir.Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Bingöl’de yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derecedir. Yıllık yağış tutarı 873.7 mm. kadar olup, kar yağışlı gün sayısı 24.5 gün, donlu gün sayısı ise 94.1 gün kadardır. İLÇELER Bingöl (merkez), Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu.Genç İlçesi: İl merkezine 20 km uzaklıkta olan İlçe sınırları içinde, Sürekli (Diyarbug) köyü sınırlarında Pers Hükümdarı tarafından yapıldığı sanılan Daraheni (Kral kızı) Kalesi kalıntıları ile aynı köy sınırları içinde iki kümbet mevcuttur. Kiğı İlçesi: İl Merkezinden uzaklığı 150 km'dir. İlçedeki başlıca tarihi yapılar, 1401-1402 'de Akkoyunlu .Fahrettin Kutluk Bey' in oğlu Pir Ali Bey tarafından yaptırılan Kiğı Camii, İlçe merkezinde Eskişehir Mahallesinde Balaban Bey Camii ve çeşmesi ile Çanakçı Köyünde Mürsel Paşa Abidesidir.Solhan İlçesi: İl merkezine 60 km uzaklıktadır. Hazarşah Köyü Aksakal Mezrası mevkiinde bulunan bir doğa harikası olan Yüzen Ada çok ilginç olduğu, kadar çok da güzel bir yapıya sahiptir. Gölün ortasında bulunan ada, göl üzerinde hareket etmektedir. Yayladere İlçesi: İl Merkezinden uzaklığı 110 km.dir. İlçede hala birçok orijinal özellikleri bozulmamış olan Cenevizlerden kalma olduğu sanılan tarihi bir kale mevcuttur. Kalkanlı Köyü civarında ise içinde tarihin ilk çağlarında insanların barındığı tahmin edilen ve duvarları bir çok oyma sanatı ile süslü mağaralar ve bu mağaraların çevrelediği şelale ilgi çekici yerlerdir. Yedisu İlçesi: İl merkezine olan uzaklığı 140 km. dir. Doğal güzellikleri arasında Şen Köyü şelalesi ve Akımlı'ya bağlı perçivenk mıntıkasında bulunan şelale yer almaktadır. SICAKLIK Bingöl’de karasal iklimin özelliğine bağlı olarak gece ile gündüz en sıcak ay ile en soğuk ay arasındaki farkı fazla olmaktadır. En sıcak ay Ağustos, en soğuk ay ise Ocaktır. İlin sıcaklık şartları üzerinde başta enlem durumu olmak üzere (38º kuzey enlemi), deniz seviyesinden ortalama yüksekliğin fazla olması etkenleri rol oynamaktadır. Uzun yılların sıcaklık ortalamalarına göre en yüksek sıcaklık değeri 42º en düşük sıcaklık değeri 22º yıllık sıcaklık ortalaması da 12.1º dir. ORMANCILIK İklim ve arazi yapısı yönünden ormancılık için ideal bir yapıya sahip olan Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesinin orman alanı en zengin olan illerinden biridir. Ancak ormanların, uzun zamandan beri yakacak ihtiyacının giderilmesinde kullanılması ve hayvancılıkta yararlanılması, bozuk baltalık duruma gelmesi sonucunu doğurmuştur. Tablo-41'de İşletme Şefliklerine göre ildeki orman alanlarının dağılımı verilmektedir. İşletme Şefliklerine göre İldeki Orman Alanları Orman İşletme Şefliği Ormanlık Alan Ormansız Alan Toplam Merkez 43 138.5 93 387.5 136 526 Ilıca 38 323 156 662.5 203 985.5 Genç 46 046 104 079.5 150 125.5 Kiğı 70 917 142 840 213 757 Solhan 28 417.5 69 722.5 98 140 Toplam 226 842 575 692 802 53 TARIM Toplam arazi varlığı içinde 2.797 hektar dere yatağı, 5.252 hektar kayalık, 1.543 su yüzeyi, 1.155 hektar yerleşim yeri toplamları 23.547 hektar olarak diğer yerlerin içinde ifade edilmektedir. İlimiz tarım arazisinin 27.300 hektarı Sulanabilmektedir. Bunun 8.000 hektarı D.S.İ' ince 9.300 hektarı Köy Hizmetleri tesisleri ile sulanmakta olup. 10.000 hektar kadar da halkın kendi imkanlarıyla yaptığı sulamalardır. Bütün sulanabilir arazi, tarım arazisi varlığının % 46,16' sı dır. Önümüzdeki yıllarda sulanabilir arazi nispetinin % 20'lere kadar arttırılması için çeşitli projeler uygulanacaktır. Sulu ve kuru şartlarda tarla arazilerinin yüzde dağılımları şöyledir. Son yıllarda yem bitkisi üretimini arttırmak için çiftçilerimize yönelik yayım çalışmaları arttırılmış, bu konuda kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır. Bu çalışmalarda yonca ,korunga, fiğ gibi yem bitkilerinin dışında triticale ve silajlık mısır ekimi konusunda yayım ve demonstrasyon çalışmaları yapılmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Bu çalışmaların olumlu etkileri çiftçilerimize yansımış , çiftçilerimizin kendi istekleriyle silajlık mısır ekimi yapılmaya başlanmıştır. Bu sevindirici gelişme karşısında çiftçilerimizin sürekli sıkıntı çektikleri kışlık yem ihtiyaçlarını bir ölçüde karşıladıkları görülmektedir. Bu gibi gelişmeler arazi kullanım profilini olumlu yönde değiştirmektedir. Yem bitkileri tarımı yapılan alanın büyüklüğü de, buna bağlı olarak artmaya devam edecektir. Hububat tarımında yine Müdürlüğümüzce yapılan demonstrasyon çalışmaları sonucu yöreye uyum sağlayan, yüksek verimli sertifikalı tohumluk kullanımı yaygınlaşarak özellikle buğday ve arpa tarımında oldukça iyi sonuçlar alınmıştır. Bunun yanında kimyevi gübre kullanımı yaygınlaştırılmış, münavebeli ekim metotlarının kullanılmasıyla da nadas alanlarının daraldığı görülmüştür. Böylece arazi
kullanım sınıflandırılmasında nadas alanı yüzdesi süratle düşecektir.

BİNGÖL Türkiyedeki Konumu