BİLECİK ŞEHRİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE TANITIM

Bilecik ili, Marmara Bölgesi'nin güney doğusunda; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerinde yer alır.
İlin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Belekoma vardır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğduğu topraklardadır.
Her yıl Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt şenlikleri, Bilecik iline bağlı Söğüt'te yapılmaktadır. Bölgede zengin mermer ocakları mevcuttur. Sakarya ırmağının etrafında kurulan ve göletleri ve derelerinin zenginliği ile tanınan yöre antik çağlardan günümüze tarihin izlerini taşır. Şehirdeki Şeyh Edebali Türbesi, tüm Türkiye'den ziyaretçi almaktadır.
Bilecik ilindeki Kurtuluş Savaşı zamanındaki izler, Bilecik ilinin ilk yerleşim yeri olan Şeyh Edebali Türbesi'nin çevresinde hâlen görülebilir.
Bunlara örnek olarak bir kısmı savaş sırasında yıkılmış olan minare gösterilebilir.


Bilecik Tarihçe:
Bilecik’in Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Bilecik'te ilk yerleşim tarihi milattan önce 3000 yılına dayanır. Milattan önce Bilecik'te Tunç yapımı için Kalay çıkarıldığı bilinmektedir.

Bilinen ilk isimleri Agrilion ve Belekoma'dır. Daha sonra Bilecik Bizans İmparatorluğu içine girmiştir.Doğu Roma döneminde Belekoma isimi ile bilinmekteydi. Bilecik o zaman kale-sur şehri idi.

Antik çağ
Bu dönemde Bilecik Bitinya bölgesinin içinde yer alır. Burada MÖ 1950'lerde Trakya kavimlerinden Trakların kolu olan Thynlerler bulunmaktadır.

Daha sonra ise;

MÖ 1550-1400 Mısırlılar
1400-1200 Hititler
1200-676 Frigler
676-595 Kimmerler
595-546 Lidyalılar
546-334 Persler
334-326 Makedonyalılar
326-297 Özgürlük dönemi
297-74 Bitinya Krallığı
74-395 Roma İmparatorluğu
395-1299 Bizans
673-678 Emevi
714-718 Abbasi
Bizans dönemi

Çengeller Köyü, Bilecik
Roma İmparatorluğu Milattan sonra 395'te yıkılınca Bilecik, Bizans İmparatorluğu içinde kaldı.Bizans döneminde ise Belekoma kalesi inşa edilmiştir. Bizans dönemin de bazen Bilecik, Müslüman ülkelerin de eline geçmiştir.Bizans Döneminde Tekfurluk ile yönetiliyordu.

Selçuklular dönemi
Kayıların bir bölümü Ertuğrul Bey liderliği ile batıya doğru gelerek Söğüt ilçesi ve çevresinde ikamet etmeye başlamışlardır. Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşmeleri 1230’lu yıllar olarak bilinmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına saldırmaya tenezzül edince Büyük Selçuklular Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizans İmparatorluğuna karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey ve beraberindekiler de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştır. Selçuklu ve Bizans ordusu arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt alanları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta önemli katkıları olan Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü sahibi olarak, Domaniç’i de yaylak arazi olarak verdi.

Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin önemli bir lideridir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin kurucu bir kolu olmuştur. Söğüt'te bulunan bir 400 çadırlık uçbeyliğinden Osmanlı Devleti doğmuştur.

Osmanlılar dönemi
Ertuğrul Bey'in vefat etmesinden sonra Kayıların başına Osman Gazi geçti. Osman Gazi ve silah arkadaşlarının en önemli manevi destekçisi Şeyh Edebali idi.

Şeyh Edebali Kayı Boyunun Ahilik teşkilatının önderi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan bir örgüt anlayışıdır. Şeyh Edebali o sıralar medresesinin de bulunduğu Eskişehir şehrinin sınırları içinde bulunan İtburnu Köyünde yaşıyordu. Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.

Osman Gazi 1286 yılında İnegöl civarlarında bulunan Hisarcık kalesini Bizanslılardan ele geçirdi. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınlarındaki İkizce’de yenilgiye uğratmıştı.

Osman Gazi ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan mücadelelerini takip eden Anadolu Selçuklular Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önüne kadar geldi. Osman Bey ve beraberindekiler ile birleşerek Bizans İmparatorluğunun sahip olduğu bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat; Osman Bey’e bir sancak ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içinde bulunduran bu sancağı Osman Bey’e verdi. 1289 tarihinde Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu.Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun temelleridir.

Bu tarihe kadar Bilecik henüz Osmanlılar tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kalekenti idi. Bilecik ve Yarhisar tekfurlarını vergiye bağlamıştı. Osman Bey 1299 yılında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini Bizanslılardan ele geçirdi. Bilecik Osmanlı Beyliğine katılmış oldu.

Bilecik, I. Bayezid dönemine kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış, lakin 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a mağlup olması sonucunda 2 ay Timur’un devletinin hakimiyetine geçmiş ve Fetret Devrinden sonra Osmanlı sultanı Çelebi Mehmet tarafından geri alınmıştır.


Eski Bilecik'ten bir görüntü
Bilecik; Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat Demiryolu yakınında kurulmuştur. Türklerin elinde değeri artmış ve Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale ve Şeyh Edebali Türbesi’nin buradadır.

Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır. Çukurluk alandan geniş bir alanda yerleşme başlamıştır.

Kurtuluş Savaşı dönemi
İstiklal Savaşında TBMM hükûmeti ile İstanbul hükûmeti arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükûmeti adına İçişleri Bakanı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyonu binasında yapılması kararlaştırıldı.

TBMM hükûmeti ile İstanbul hükûmeti heyetleri 5 Aralık 1920 günü Bilecik istasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa,Tarım Bakanı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyete İsmet İnönü'de katılmıştı. Bilecik görüşmelerinde olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.

Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından saldırıya geçti. 8 Ocak 1921 Bilecik hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu.

Türkiye dönemi

Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır. 1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, Kurtuluş savaşından sonra 4.000’e kadar inmiştir.

Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkezine sahipti. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrikalar bulunuyordu, fakat Yunanların çıkardığı yangınlarda bu fabrika ve tesislerin tümü yandı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Bilecik Merkezin nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumlar ve Ermeniler Lozan Mübadelesiyle Yunanistan'a gönderilmiş oradan gelen
Müslüman muhacirler ise Bileciğin çeşitli yerlerine yerleştirilmişlerdir (Lozan Mübadelesi 1924-1928).


Etimoloji:
Bilecik Adının Hikayesi
Bilecik ismini nereden aldı?
Bilecik Adının Kaynağı
Bilecik Adı Nereden Geliyor?
Bilecik Adı Nereden Gelmektedir?
Bilecik adının isminin tarihi
Bilecik adının isminin efsanesi
Bilecik isminin adının Kökeni
Bilecik isminin Kaynağı
Bilecik'te ilk yerleşim tarihi milattan önce 3000 yılına dayanır. Milattan önce Bilecik'te Tunç yapımı için Kalay çıkarıldığı bilinmektedir.

Bilinen ilk isimleri Agrilion ve Belekoma'dır. Daha sonra Bilecik Bizans İmparatorluğu içine girmiştir.Doğu Roma döneminde
Belekoma isimi ile bilinmekteydi. Bilecik o zaman kale-sur şehri idi.


İklim:
Bilecik ilinin geçit bölgesinde bulunması, su kaynakları ve farklılık gösteren topografyasına paralel olarak 3 farklı iklim tipi görülür. Genel olarak Merkez, Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt İlçelerinde Marmara Bölgesi; Bozüyük, Pazaryeri ve Yenipazar ilçelerinde ise İç Anadolu Bölgesi iklimleri geçerlidir. Ayrıca Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt ilçelerinin Sakarya Irmağı kıyı şeridinde mikro-klima iklim bölgeleri görülmektedir. Bilecik İlinde yıllık yağış toplamı 450 kg/m² dolayındadır. Yağış en çok ocak ve mayıs aylarında düşmektedir. Bulutluluk durumu açısından 92 gün açık, 96 gün kapalı ve 177 gün bulutlu geçmektedir. Diğer klimatik veriler şöyledir: Yıllık sıcaklık ortalaması: 12,3 °C Karlı gün sayısı: 25 En soğuk ay: Ocak (2,5 °C) Donlu gün sayısı: 55 En sıcak ay: Temmuz (21,7 °C) Sisli gün sayısı: 14 Yıllık ortalama nispi nem: % 66 Kırağılı gün sayısı: 25 İl merkezini kapsayan klimatolojik veriler, ilçelerde farklılık göstermektedir. İl düzeyinde tespit edilen en yüksek sıcaklık 1945 Ağustosunda 40,6 ºC, en düşük sıcaklık ise 1950 Ocak ayında -16 ºC olarak bulunmuştur. Bilecik’te batı ve kuzeybatı rüzgârları etkindir. Ortalama rüzgâr hızı 3,4 m/sn’dir.
Yıl içinde rüzgârlar 135 gün kuvvetli rüzgâr ve 17 gün de fırtına şeklinde esmektedir.

BİLECİK Türkiyedeki Konumu