BATMAN ŞEHRİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE TANITIM

Batman (Kürtçe: Êlih), Türkiye Cumhuriyeti'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan bir ildir.

Dicle'nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişini koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf; üç bini aşkın mağarası, orta çağdan kalma tarihi köprüsü, eski çarşısı, camii minareleri ve tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır. 1990 yılına kadar çok hızlı bir gelişme yaşayan Batman, 16 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Beşiri Kozluk ve Sason ilçeleri Siirt'ten, Hasankeyf ve Gerçüş ilçeleri
Mardin'den alınıp Merkeze bağlanarak Türkiye'nin 72. ili olma unvanına kavuşmuştur.


Batman Tarihçe:
Batman’ın Tarihi ve Tarihçesi
Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre MED kralı Abtyagestin'in torunu Kyros karsıtı Erpagazso M.Ö. 550 yilinda yenilince MED asilzadeleri arasındaki utancından dolayı MED'lerin yasadıgı Media bölgesinin kuzey batı ucundaki topraklarına çekilmek zorunda kalmıs. Başka bir görüşe göre de Kyros pres egemenliği altında kalmamak için bu bölgeye yerleşmiştir. Karaçalı, sazlık ve bataklıktan oluşan bu bölgenin ortasında yapay bir adacık oluşturup, adına han obası anlamında olan "ELEKHAN" denilmiştir. ( M.Ö. 546 ) ELEKHAN 194 yıl bağımsız ve mutlu bir dönem geçirerek 352 yılında Büyük İskender'in istilasına uğramıştır. Daha sonra Lesepkoslar, Partlar, Romalılar, Sasani ve Bizans'ın hakimiyetine girmiştir. Artuklular, Moğollar, Ilhanlılar, Celaliler, Karakoyunlu (Pezrese) Akkoyunlular ve 1500 yılında Savefilerin eline geçmistir.



1515 yılında, 4. Murat'ın Bağdat seferi sırasında kendisine büyük yararlıklar gösteren Turhan oğlu Mahmut Pasa'ya ELEKHANI içine alan Batman suyu ile Botan suyu arasında kalan bölgenin tamamını vermiştir. Bu gelişmeden sonra ELEKHAN telaffuz değişikliğine uğrayarak halk dilinde ELAH zamanla "ILUH" ismini almıştır. İluh köy birimi olarak kayıtlara geçmiş ve Siirt vilayeti, Elmedin kazasına bağlı olarak benliğini sürdürmüştür.



Elmedine yerleşim birimi 1926-27 yılı ilkbaharında bugünkü Batman Çayının taşması nedeniyle haritadan silinmiş ve İluh köyü Beşiri (Kobin) ilçesine bağlanmıstır. Batman isminin nereden geldiği hakkinda görüşler olmayıp, bir görüşe göre bugünkü Batman Çayının adı 1950'li yılların basında Iluh köyüne verilmiştir. Yaygın olan görüşe göre de Iluh köyünün aşağı kısmında ilk deneme kulesi kurulduğunda TPAO'nun tesislerinin bulunduğu bölgeye bakmaktan gelen Batman adı verilmiştir.



1937 yılında bucak haline getirilen Iluh, 1940'lı yılların sonları ile 1950'li yılların başlarında bölgede var olan petrol filizlerinin değerlendirilmesi sonucunda Iluh bucağında her alanda büyük gelişme sağlanmıstır. Bu gelişmeler üzerine 2 Eylül 1957 tarihinde ilçe teşkilatı olarak kabul edilmiştir.



1955 genel nüfus sayımında Iluh nüfusunun 4713 olarak kaydedilmesiyle 2 Kasım 1955 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1990 yılına kadar çok hızlı bir gelişme yaşayan Batman, 16 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Türkiye'nin 72. ili olma unvanına kavuşmuştur.


Dicle'nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişini koruyan Batman tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır. "Batman ilinde bulunan tarihi yapılar ve bu yapıtların ait olduğu medeniyetlerin tarihi Neolotik Çağ öncesine dayanmaktadır. M.Ö. 7000-6300 yıllarına ilişkin elde edilen buluntular doğrultusunda, Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olarak Konya’nın Güneydoğusundaki Çatalhöyük kabul edilmekte idi. Bölgede 1963 yılından beri Prof. Dr. Halet Çambel ile Prof. Dr. Robert J. Braid Wood yönetiminde İstanbul Üniversitesi Prehistorya Kürsüsü ile Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen “Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Karma Projesi” çalışmaların yanı sıra Batman Çayı’nın batısında bulunan Demirköy Höyüğünde, Amerika Deleware Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Michael Meir Rosenberg ile Diyarbakır Müzesi Müdürlüğü işbirliği sonucu 1990 yılından beri sürdürülmekte olan kazılarda bölge tarihini aydınlatıcı çeşitli buluntular elde edilmiş, buranın çok eski ve önemli bir yerleşim alanı olduğu saptanmıştır. Aynı ekip ilimiz Kozluk ilçesi Kaletepe köyü sınırları içerisinde kalan ve Batman Çayı kenarında bulunan Hallan Çemi Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında elde edilen buluntular (M.Ö. 10.600-10.000) yıllarına ait kadın süs eşyaları, taştan yapılmış hayvan figürlü heykel ve taş silahların incelenmesi sonucunda bu yörenin yaklaşık 12.000 yıl öncesi bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmıştır. Neolotik Çağda Hallan Çemi Tepesi ile Çayönü yerleşmeleri arasında yer alan bölgenin kronolojik boşluğu dolduran bir öneme sahip olduğu kabul edilmektedir. Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olarak Çatalhöyük kabul edilse de Çayönü ve Hallan Çemi Höyüğü’ndeki buluntular ile eski yerleşim biriminin Batman-Kozluk sınırları kapsamında yer aldığı teyit edilmiştir. Batman ilinin yer aldığı bölge çok gelişmiş bir kültürün varlığını ortaya koyması açısından önem taşımaktadır."

"M.Ö. 3 bin yıllarında , bugün Mezopotamya denilen Dicle-Fırat nehirleri arasında yer alan bölgeye “Subaru” denildiği, Sümer ve Akad’lardan kalma belgelerden anlaşılmaktadır. Yukarı Dicle bölgesinin ilk uygar halkı Subaru’lardan sayılan Hurri’lerdir. Hurri, Babil dilinde mağara demektir. Hurri’ler kendi aralarında Hurri ve Mitani olmak üzere iki ayrı konfederasyona ayrılır. Zamanla Mitani Krallığı güçlenmiş, Hurri Krallığı ise zayıflayarak tarihten silinmiştir. Mitani’lerden sonra bölgeye Asurlular ve Urartular egemen olmuşlardır. Asur lideri 3. Tiglattpileser, M.Ö. 736’da doğuya yönelerek Sasun (Sason) mıntıkasındaki Ulluba ülkesini hükmü altına aldı. Urartu’lardan sonra bölge sırasıyla; İskitler’in, Medler’in, Persler’in, Selevoslar’ın, Partlar’ın, Romalılar’ın, Bizans’ın egemenliği altında kalmıştır. (M.Ö. 653-M.S. 639 )

İran ve Bizans’ın uzun süren egemenlik kurma savaşlarına tanıklık eden bölge, Hz. Ömer’in Kuzey Mezopotamya’yı fethiyle İslam ordusu egemenliğine girmiştir. Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde de İslam ordusu egemenliğinde bulunan bölge daha sonra sırasıyla Emeviler’in (551-750), Abbasiler’in (750-869), Hamdaniler’in ve 984 yılında Mervaniler’in yönetimi altında bulundu. 1085 yılına kadar Mervaniler’in hüküm sürdüğü bölge, 1071 yılında Malazgirt’i ele geçiren Selçuklular tarafından, 1085 yılında Amid kuşatma altına alınarak, Silvan zapt edildi. 1183 yılına kadar Selçuklular’ın yönetiminde bulunan bölge aynı tarihte Selahattin Eyyubi’nin seferleriyle yönetim Eyyubiler’e bağlı Hasankeyf Emiri Artuklu Nurettin Mehmet’e verilir. Bu tarihten itibaren başlayan Artuklu oğulları dönemi Anadolu Selçuklular’ın 1240 yılında bölgeye egemen oluşuyla son bulur. 62 yıllık Selçuklu Hanedanlığı’nın ardından 1304 yılında başlayan ve 92 yıl süren Mardin Artukluları dönemi ise, Timur’un bölgeye hakim olması ve Diyarbakır yöresini Akkoyunlu Kara Yölük Osman Bey’e bırakmasıyla sona erer."



BATMAN'IN COĞRAFİ KONUMU

Batman ili 41 derece 10 dakika ve 41 derece 40 dakika doğu boylamları ile 38 derece 40 dakika ve 37 derece 50 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır.
RAKIMI: 550 M.

BATMAN'IN KOMŞULARI:

Kuzeyde Muş - batıda Diyarbakır - doğuda Bitlis ve Siirt - güneyde Mardin

YÜZEY ŞEKİLLERİ:

İlimizin kuzey ve kuzeydoğusu yüksek sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir.
DAĞLARI:
Sason Dağları ( Aydınlık Dağları ) : 2500 m.
Meleto 2967m.
Kuşaklı Dağı 1947m
Avcı Dağı 2121m.
Meydanok Tepesi 2042m.
Kortepe 2082m.
Raman Dağı 1288m.

AKARSULAR VE GÖLLER:

Dicle Nehri, Batman, Sason, Garzan ve Pisiyar çayları ilimizin sınırları içinde geçmekte olan önemli akarsulardır. Sason ve Sorkan çayları Batman Çayına; Kozluk'un kuzeyindeki Aydınlık dağlarından doğan Pisiyar Çayı ve diğer küçük dereler Garzan Çayını oluştururlar. Kulp Çayı Sorkan ve Sason Çayları Batman Çayını oluştururlar. Batman ve Garzan çayları Dicle'ye dökülürler. Ayrıca Gercüş yöresinde Gürbüz ve Aydınlı Dereleri Dicle'ye dökülürler.
Batman Çayı: Batman ile Diyarbakır arasında doğal bir sınır çizer ve 115 Km.lık kısmı Batman il sınırı içinde akar.
Dicle Nehri: Dicle Nehri batıdan doğuya doğru akarak Batman Çayı ile birleştiği yerde Diyarbakır il sınırını bittikten sonra Batman il sınırları içinde akmağa devam eder.
Garzan Çayı: Batman - Siirt illeri arasında doğal sınır çizer. Garzan Çayı, Kozluk ilçesinin kuzeyindeki Aydınlık Dağlarından doğan Pisiyar çayı ve diğer küçük derelerden oluşur. İlimiz sınırları içindeki mesafesi yaklaşık 60 km. olup, Beşiri ilçesi doğusunda Dicle Nehri ile birleşir.

GÖLETLER:

İlimiz sınırları içinde Gercüş - Kırkat Göleti ile Kozluk Ceffan Göleti bulunmaktadır.
Gercüş - Kırkat Göleti 1984 yılında DSİ tarafından yapılmış olup sulama amaçlıdır Kozluk Ceffan Göleti elektrik amaçlı yapılmıştır...

İKLİMİ :

Bölgede Karasal İklim özellikleri görülür.


BATMAN GELENEK VE GÖRENEKLERİ

KIZ GÖRME VE KIZ İSTEME :

Evlenmeler, görücü usülü ile yapıldığı gibi, gençlerin birbirlerini görüp tanımaları ile de yapılmaktadır. Evlenmede görücü usülünü anlatacak olursak; erkek tarafı görücü gözüyle kız evine gider. Gelinlik kız tarafından sunulan kahveyi içerek kızı değerlendirirler. Kızı tekrar görmek isterlerse su isterler. Erkek tarafını temsilen yaşlı bir kadın, su getiren gelin adayının fiziğini süzer. Yürüyüşünü inceler, hafif seslenişle işitme özelliğini, ayrılırken de öperek ağız kokusunun olup olmadığını öğrenmeye çalışırlar.
Görücü kız evinden ayrılırken, kendi aralarında beğendikleri kızı kimin için isteyeceklerini, istenildiği takdirde verilip verilmeyeceği hususunu kız yakınlarından sorup öğrenirler. Erkek tarafı bazen aracı kullanarak kız tarafından kız istemek üzere evlerinde çay içmeye gelip gelmeyeceklerini ve gün vermelerini isterler. Kız tarafı gerekli araştırmayı yapmak için ' Biz de aile arasında konuyu düşüneceğiz. ' diyerek zaman isterler. Kız tarafı isteği uygun görürse erkek tarafının aracısı ile çay içmek için misafir oldukları günü bildirirler. Bu da kızın verileceğinin teyidi olur.
Erkek tarafı imam ile birlikte birkaç kişilik grupla kız evine gider. Kız istenir ve söz kesilir. Bundan sonra nişan ve düğün yapılır. İlimizde düğünler genelde Perşembe ve Cumartesi günleri başlar. Takip eden günlerde devam eder. Düğünlerde davul, zurna, tef, kemençe ve kaval çalınmaktadır.

CENAZE TÖRENLERİ :

Cenazenin kaldırılmasını müteakiben üç gün taziye kurulur. Bu süre köylerde daha da uzar. Cenaze yakınları bu sürede işlerine gitmez. Başsağlığı vermek üzere çevreden gelenleri karşılarlar. Başsağlığı, ( Taziye ) için cenaze evine gelenler, maddi durumlarına göre beraberlerinde çay şekeri, un, yağ gibi hediyeleri getirirler. Bu durum il merkezinde yapılmaktadır. Başsağlığı ( Taziye ) için gelenler, Kur'an-ı Kerim'den bir sure veya Fatiha Suresini okur. Meftaya rahmet ve mağfiret dilerler. Eve gelen misafirlere çay ve yemek verilir.

SÜNNET :

Dini bir vecibe olan sünnet, ailelerin maddi gücü nispetinde yapılan eğlence ile başlar. Önce sünnet olacak çocuk, arkadaşlarıyla birlikte araba ile şehirde gezdirilir. Sünnet giysileri giydirilir. Sünnet öncesinde evlerde mevlit okunur. Daha sonra davetlilere yemek ziyafeti verilir. Seçilen kirvenin kucağında çocuk sünnet edilir. Kirve, ömür boyu bir akraba gibi değer görür ve aileden sayılır.



BATMAN YEMEKLERİ

Damak zevkine sahip yöre insanının, toplandığı Batman'da çok çeşitli yemekler yapılmaktadır. Köftelerin, kebapların, sebze yemeklerinin hemen her çeşidi ilde yapılır.
Ayrıca kırsal kesimde, ( Tifik ve Kıcıl ) denilen ve çamurdan yapılmış ocaklarda pişirilen tandır ekmeği ve taş ekmeği Hevra çok nefistir.

BATMAN'IN TARİHİ VE MİMARİ ESERLERİ

1- Cami-Medrese ve Türbeler

"İlimiz sınırları içinde en önemli eserlerin Hasankeyf ilçemizde; Hasankeyf Kalesi Saray kalıntıları, Ulu Camii, Meclis Binası, Er'rızk Camii, Sultan Süleyman Camii, Koçlar Camii ve Külliyeleri, Kızlar Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Zeynel Bey Kümbeti, tarihi hamam ve hamam köprüsü yer almaktadır.



Ulu Camii:XIV. Yüzyıl başlarında yapılan camii(T) planlı şemasına sahiptir. İmam Abdullah Zaviyesi; Dicle Nehri'nin kuzey kıyısında kentin kuzeyindeki tepe üzerinde yer alan yapılar grubunun yapım tarihi belli değildir. Günümüze ulaşan kalıntılardan İmam Abdullah'ın Türbesi çevresinde geliştirildiği anlaşılmaktadır. Yapılan dikdörtgen bir avlunun çevresinde dizilmiştir. Kuzeyde tromplu kubbeyle örtülü türbe kuzeydoğuda ise kare planı kule yer almaktadır. A. Gabriyel'in çektiği fotoğraflardan türbe ile kula arasındaki tonozlu kapı girişinin kanatlarının ahşap oyma olduğu anlaşılmaktadır. Ahşap kapıdaki ince işçilik XV. yüzyıl özelikleri göstermektedir. Güneydeki uzun dikdörtgen mekanın mescid olabileceği düşünülmektedir.

Zeynel Bey Kümbeti :Kentin kuzeybatısındadır. Girişin üzerindeki çini yazıtta Otluklubeli Savaşında(1473) ölen Zeynel Bey'e yapıldığı, mimarınin Abdurrahman Oğlu Pir Hasan olduğu yazılıdır. Altta mumyalık üstte ana mekanda oluşan kümbetin en önemli özelliği yörede yapılarda taş kullanılmasına karşın bu yapıda kesme taş üstüne tuğla kaplama yapılmış olmasıdır. Geometrik motifli sırlı tuğlalar tüm gövdeyi ve kubbeyi kaplamaktadır. Mimari bilinen sayılı yapılardan birisi olması ayrıca önemlidir.

Hasankeyf Sarayı: Hemen hemen yıkılmış kalan bölümlerde toprakla örtülmüştür. Hiçbir yazıtta rastlanmadığı gibi yazılı kaynaklarda da çok az bilgi vardır. Ancak kimi yapım özelliklerine bakılarak XII. yüzyıl Artuklu dönemine tarihlenmektedir.

İbrahim Bey Camisi: 1705 yılında Garzan Aşireti'nden İbrahim Bey'in onardığı caminin yapımı tarihi ve kimin yaptığı bilinmektedir. Minaresi geometrik motifler ve yazı kuşakları ile bezelidir."

Ayrıca Kozluk ilçesinde Hızır Bey ve İbrahim Bey Camileri tarihsel önem taşımaktadır. Hızır Bey Camisi en büyük ilçe camisidir. 1512'de Sason E. Bekir Roski'nin oğlu Hızır Bey yaptırmıştır.

2- Köprüler

Hasankeyf Köprüsü: "Dicle üzerinde yer alan yapının yazıtı yoktur. Yapım özelliklerinden XII. yüzyıl Artuklu dönemine tarihlenmektedir. Kesme ve molaz taşla çok az tuğla ve ahşap kullanılarak yapılan köprüden günümüze kadar gelen kalıntıların Dicle Nehri'nin sol yakasında küçük bir kemer ortada iki ile sağ yakadaki ayaktadır. Ne zaman yapıldığı bilinmeyen köprünün ortada 40 metre açıklıklı ana gözü, yanlarda 22 metre açıklıklı iki yan gözü vardır. Ayrıca bu köprü dünyanın bilinen ilk açılıp kapanabilen köprüsü olma özelliğini taşıdığı rivayet edilir.

Malabadi Köprüsü: Batman-Diyarbakır sınırında Batman Çayı üzerinde yer alan köprü 1147 yılında Timurtaş tarafından yaptırılmıştır. Her biri farklı uzunluklarda kırık hatlar halinde üç bölümden oluşan köprünün orta bölümü kayalıklar üzerinde oturtulmuş bir kütle halindedir. Türkülere esin kaynağı olan Malabadi Köprüsü son derece zarif ve uyumlu geometrisiyle görkemli bir Artuklu eseridir. Bu ünlü köprü dünyadaki taş kemerli köprüler içinde kemeri en geniş köprü olma özelliğine sahiptir. Köprünün her iki yanında kervan ve yolcular için barınaklar yapılmıştır."



3- Kaleler:

"Batman’da Bizans dönemine tarihlenen ve oldukça sarp tepelerde yer alan birçok kale kalıntısı vardır. Bunlar Kozluk ilçesinde Hazo Kalesi, Kozluk'un Büyük Konak köyünde Kandil Kalesi, Bekirhan -Yanıkkaya Rabat Kalesi, Sason'un Tekevler doğrultusunda Pertükan Kalesi, Kaleyolu köyünde Bozkıran Kalesi, Sason'un kuzeybatısında Meydan Dağı üzerindeki Beksi Kalesi'dir. İl sınırları içinde kalan en önemli kale ise Hasankeyf Kalesi'dir. 1101-1231 yılları arasında Artukoğulları'nın başkenti olan Hasankeyf (hısnıkeyfa); taşlı kale kalıntıları ve mağara evleriyle yörenin en ilginç eski yerleşimlerinden biridir. Dicle Nehri'nin Güney Sahilleri'nde yer alan Hasankeyf yerleşiminin tamamı yaklaşık 10 yıl sonra Dicle Nehri üzerinde kurulacak Ilısu baraj gölü altında kalacaktır. Hasankeyf 'te tarihi yapıların bazıları çok yıkık olsalar da günümüze kadar gelmişlerdir. Hasankeyf Kalesi Dicle Nehri'nin güneyinde 100 metre yüksekliğindeki tepede yer almaktadır. Kaynaklar kale içinde birçok yapı bulunduğu bilinmektedir. Ancak yalnızca Ulu Camii günümüze kadar gelmiştir."



4- Manastır ve Kiliseler:

"İlde birçok terk edilmiş ve yıkıntı durumunda bulunan kilise ve manastırların tarihi de bilinmemektedir. Bunların başlıcaları; Sason'da Mereto Dağı'ndaki manastırdır. Meşeli köyüne bağlı Turanlı(Herrut) mezrası ve Gürgenli
köyündeki kiliselerdir." Gercüş’te Mer -Yakup Manastırı da oldukça önemli bir geçmişe sahiptir.



Batman Etimoloji:
Batman Adının Hikayesi
Batman ismini nereden aldı?
Batman Adının Kaynağı
Batman Adı Nereden Geliyor?
Batman Adı Nereden Gelmektedir?
Batman adının isminin tarihi
Batman isminin Kaynağı
Batman Adının nereden geldiğine dair net bilgiler olmamakla birlikte bazı görüşler vardır bunlar;
1. Bir görüşe göre bugünkü Batman çayının adı 1950’li yılların başında İluh köyüne verilmiştir. Yaygın olan görüşe göre de İluh köyünün aşağı kısmında ilk deneme kulesi kurulduğunda TPAO’nun tesislerinin bulunduğu bölgeye bakmaktan gelen Batman adı verilmiştir.
2. Diğer görüşe göre ise İlin ilk adı Ela Khan idi Bu isim zamanla telaffuz değişikliğine uğrayarak İluh şeklini almıştır. Daha sonra yakınından geçen Batman Çayı ismi buraya verilmiştir Diğer bir rivayette burada yapılan petrol araştırmaları sırasında, kurulan ambar yerin çökmesi
ile batmış, daha sonra İluh köyünü de içine alan bölgeye Batman ismi verilmiştir.



Batman İklimi:
Batman'ın İklimi ve Bitki Örtüsü
Batman ilinde genel anlamda Akdeniz iklim özellikleri görülmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise nisbeten ılık ve yağışlıdır. Yağışlar yükseklerde kar, ovalarda yağmur şeklindedir. Senelik ortalama sıcaklık 16°C, yağış miktarı ise 552 milimetredir. İl toprakları bozkırlarla kaplıdır. Buralarda bozkır bitkilerinden
başka bitkiye rastlanmaz. Dağlık bölgelerde az olsa da meşelikler vardır.

BATMAN Türkiyedeki Konumu